Archive for Aralık, 2008

 
Ara
12
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Aralık-12-2008

Kardeşim Nida küçükken (tahminen 2-4 yaşlarındayken)  kurban bayramında koçun kesimini gördükten bu yana adam gibi et yemiyor. Benzer durumların tekrarlanmaması ve küçüklerin etkilenmemesi için bizimkiler biraz daha dikkatli davranıyorlar. Aşağıdaki konuşma kuzenimin (Samih) oğlu Çağan (2-3 yaşlarında), Fatih Amcam ve Kadir’in (kuzen) arasında geçiyor.

Koyun kesildikten sonra yerde bir yandan derisi yüzülüyor. Bir yandan da ayaklarını kırıyorlar. Bu sırada Çağan sorar:

Ç: Ne yapıyorlar?

F: Koyunun ayakkabılarını çıkartıyorlar.

Koyunun kafası kesilirken Çağan tekrar sorar:

Ç: Ne yapıyorlar?

F: Koyunun şapkasını çıkartıyorlar

Koyunun derisi de bir yandan yüzülüyor tabi. Çağan tekrar sorar:

Ç: Ne yapıyorlar?

K: Koyunun montunu çıkartıyorlar.

Daha sonra evde Çağan olayı anlatır.

Ç: Bütün koyunların montlarını çıkarttılar bisürü mont oldu.

:D

Fotoğraf makinemi Denizli’de unuttuğum için konuyla ilgili fotoğraf çekemedim. Akıllı kardeşim de kendi makinesinin pillerini şarj etmemiş :x

Ben de TRT ‘nin sık sık yaptığı gibi arşivden fotoğraflar yayınlıyorum :D

Samih (Kuzen), Mahmut (Amcam), Kadir (Kuzen)

Samih (Kuzen), Mahmut (Amcam), Kadir (Kuzen)

Aneyin Eli :)

Aneyin Eli :)



 
Ara
11
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Aralık-11-2008

Kurban bayramınız kutlu olsun.

Giden gün biraz bakındım. Kurban bayramı Arapçada Īd al-’Adhā (عيد الأضحى), Farsçada Eid-e Gorbān (عید قربان) şeklindeymiş. Kurban kelimesi Arapça K-R-B kökünden türemişmiş. (Bildiğiniz üzere Arapçada sesli harfler değiştirilerek kelime türetilirmiş. Kitap -> Katip gibi, K-T-P) . Yani aKRBa ile KuRBan aynı kökten gelmektedirler. Kelime anlamı olarak yakınlaşma, yakınlık demekmiş. Kur-an’daki kelime anlamı ise kulun Allah’a yakınlaşmasıymış. Kur-anda (Fatiha, İhlas, Felak ve Nas’tan sonra en sevdiğim sûre olan) Kevser suresinin 2. ayetinde “Sen de Rabbin için namaz kıl ve kurban kes”(Fe salli li rabbike venhar) emrolunmuş. Hac suresinde ise dinimizdeki yeri, anlam ve önemi belirtilmiş (”Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak amel ve ibadettir.”).
Başlangıcı “Hz İbrahim’in oğlu Hz İsmail’i Allah’a kurban etmesinin emrolunması üzerine Hz İbrahim emri yerine getirken bıçak kesmez ve Hz Cebrail elinde bir Koç ile gelir.” şeklinde rivayet edilir. Musevi inancında da olay bu şekildeymiş. Bilmediğim konularda çok konuşmadan konuyu kapatayım. Hepinizin Kurban bayramını tekrar kutlar, küçüklerin gözlerinden, büyüklerinden ellerinden öper, sevdiklerinizle birlikte mutlu ve sağlıklı nice bayramlar dilerim.

Yukarıdaki bilgileri uydurmadım tabi ki işte kaynak ;)



 
Ara
07
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Aralık-7-2008

Şekil a

Herhangi bir lokanta ya da köşe başı dürümcüsünde bir güzel yemek yedikten sonra kahvesiz kalkmak olmaz. (Dikkatini çekti mi? Kahvesiz diyorum. Türk kahvesiz değil!) Afiyetle yemeğimizi yedikten sonra garsonu çağırır ve ona:

S:Şekersiz bir kahve alayım.

deriz. 5dk içinde şekil a’daki gibi kahvemiz hazırdır.

Aynı işlemi birazcık gösterişli ya da ismi Türkçe olmayan bir mekanda yapalım. Garsonu çağıralım ve ona:

S:Şekersiz bir kahve alayım.

G:Türk kahvesi mi?

S:Hayır geri zekalı Kopi Luwak ( Civet coffee ) ama sen anlarsın diye belirtme ihtiyacı hissetmedim.

Küçüklüğümde lira deyince akla türk lirası, lokum deyince türk lokumu ve kahve deyince de türk kahvesi gelirdi. Şimdilerde ise kendimi New York’ta bir Türk Lokantasında hissediyorum.  Yazıya başlarken yazmak istediklerim bunlar değildi ama çıkıverdi işte. Neyse ne diyorduk. Bol köpüklü mis gibi bir Türk kahvesi kahve. Memlekete gidince her oturduğumuz yerde ikram etmeden bırakmazlar. Bazen kahve içtikten sonra çarpıntı ve ellerimde titreme oluyor, iki gün üst üste fazla kahve içersem de midemde yanmalar başlıyor. Bugün aklıma geldi ve biraz bakındım.

Zararları

Kalp

Aşırı kahve tüketimi kalbi olumsuz yönde etkiliyormuş. Fazla kafein kalbin ritmini bozarak çarpıntıya sebep oluyormuş. Çarpıntı ve ellerimdeki titreme bu yüzden oluyormuş. Doktolar kalp hastalarına kahve tüketimini bu nedenle yasaklıyorlarmış.

Mide

Kahve midede asit salınımını arttırıyormuş. Ülser gibi hastalıkları çoşturuyormuş.

Bunlara ek olarak fazla kahve tüketimi tansiyona, vitamin ve mineral kaybına, migrene, doğurganlığın azalmasına ve hamilelikte bebeğin zarar görmesine neden olabiliyormuş.

Zararının yanında faydaları da var tabi ki.

Faydaları

Kahve, beyni uyararak konsantrasyonun sağlanmasına katkıda bulunuyormuş. Yeşil çay gibi antioksidan etkiye sahipmiş ve kanserli hücrelerin çoğalmasını engelliyormuş.  Ağrı kesici görevi görerek baş ağrılarını azaltıyormuş. Düzenli kahve içenlerde siroz gibi karaciğer hastalıklarına daha az rastlanıyormuş. Safra taşı oluşumunu azaltıyormuş. Son faydası da güzel Türk kızlarımız için. Kahve selülite iyi geliyormuş :)

Kaynak: Mailce



 
Ara
03
Posted (Sami) in Teknoloji on Aralık-3-2008

Biraz evvel facebook’tan şöyle bir e-posta aldım.

Maalesef, e-posta bildirim ayarların kayboldu. Ayarlarını Bildirimler sayfasında sıfırlayabilirsin. Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.

Yakında

Neyiniz varsa hepsini kaybettik. Aşağıdaki parçayı size armağan ediyoruz.Verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.
Sil baştan başlamak gerek bazen …

demezler umarım :?8O