Şub
13
(Sami), 13-Şubat-2009 tarihinde Basliksiz, Hö Dialogları kanalına eklemiştir.

Arkadaşım Merve’den gelen cevabı yorum olarak değil de yazı olarak yayınlamaya karar verdim.
Erkekler Nasıl Kadınlardan Hoşlanır yazısını okumayanlara öncelikle bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.


İşte Merve’nin yorumu.

Sami güzel gözlemler yapmışsın. Ama bana biraz tek taraflı bakmışsın gibi geldi olaylara. Doğrudur erkekler tartışmalar ve kavgalardan hep uzak durmaya çalışırlar. Bunu sağlamak için de eşleriyle herhangi bir olumsuz olay yaşadıklarında(bu bir sevgili ya da karısı olabilir) olayı kapatmak için eşini haklıda olsa haksızda olsa haklı konumuna düşürmek isterler ki eşleri daha fazla konuşup kafalarını şişirmesin. Evet, sonunda olay konuşulmadan, neyin ne olduğu anlaşılmadan kapanır ve erkek bir oh çeker konu kapandığı için. Aslıda hiçbir şey çözülmemiştir. Erkek hatalı olduğunu anlamamıştır ya da eşinin hatalı olduğunu anlatamamıştır. Sonrasında aynı konu veya farklı bir konu üzerinde tekrar bir tartışma çıktığında kadın önceden de bu konu ya da başka konular çözülmediği için onu hatırlayarak bir fibonacci serisi oluşturabilir. Hem bence bu sadece kadınlar için değil erkekler içinde geçerlidir.(Kadın erkek diye ayrım yapmamak lazım bence) Bence böyle durumlarda iki tarafta konuyu tartışmak (kavga değil) için sakin, yatıştıkları bir zamana bırakmalıdır. Ama eşler kesinlikle bir sonuca varmalıdır. Sırf konuşmanın uzamaması için bir taraf diğer tarafın haklılığına inanmasa bile inanmış gibi görünmemelidir. Çünkü böyle olursa hatalı olan taraf tekrar aynı hatayı tekrarlar ve diğer tarafta temşit pilavı gibi (bizde öyle derler :) ) konuyu ortaya getirir. Bu da doğaldır ve bu böyle sürüp gider. Sonrada tükenmek üzere olan, pamuk ipliğiyle tutturulmuş bir ilişki kalır elimizde.


Eğer bir sonuca varılamıyorsa tabi ki çok fazla da uzatılmamalıdır konu. Çünkü eğer bir sonuca varılamıyorsa, konu sanırım kişilerin karakterleriyle ilgilidir ve bilinir ki karakterler zor değişir. Böyle durumlarda eşler birbirlerini olduğu gibi kabul etmelidir. Zaten iki farklı ortamda yetişen insanların aynı olması da beklenmez ve zaten bu durumda pek hoş olmaz. Farklılık güzeldir. Bunları derken küçük tartışmaya değmeyecek konular o anda kapatılıp büyütülmemelidir tabi ki. Ama sana son derece basit gelen bir olay karşı taraf da önemliyse (bunun birçok nedeni olabilir yaşanan eski bir olay, yetişilen çevre, karakter…) olay karşı tarafa değer verdiğin için, saygı gösterdiğin için dinlenebilir tartışılabilir ve ortak bir noktada buluşulabilinir…


Anne konusuna gelince erkeklere sorsan anneleri gibi biriyle evlenmek istediklerini söylerler fakat buna pek inandığınızı sanmıyorum. Bence böyle bir kadın sıkıcı gelir size çok yalın gelir şimdi. Mantığınızla düşününce böyle ama bunu şu an için içinizden gelerek söylediğinizi düşünmüyorum. Belki de yanılıyorumdur? Belki olgun yaşlara gelince evet ama şimdi böyle değil bence sizin için.


Bir erkek kendini çok seven onu her şeyiyle kabul eden bir kadından sıkılıyor bence. Çünkü böyle bir kadını elde etmek için bir şey yapması gerekmiyor. Artık ona sahip zaten. Biraz zorlanmak istiyor. Sonra da yorulunca, olgunlaşınca sıkılıyor artık önceden hoşlandığı şeylerden. Ve işte o zaman anneleri gibi bir eş istiyorlar. Belki de yanlış düşünüyorumdur ama şu ana kadarki gözlemlerim bu yönde şekillendiriyor fikirlerimi. Zaten evleneceğiniz kadının anneniz gibi olmasını bekleyemezsiniz. Kadınlarda babaları gibi bir eş istememeli bunu derken. Kimsenin kimse gibi olmasını isteyemeyiz. Herkesin yeri farklıdır bu hayatta. Ve herkesi olduğu gibi kabul edip insanları bu haliyle sevmeliyiz. Sizin anneniz babanıza size davrandığı gibi davranıyor mu? Tabi ki hayır. Çünkü siz oğlusunuz diğeri eşi… Bence en büyük sorun insanların konuşmayı pek fazla sevmemesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla da pek fazla tanıyamıyorlar birbirlerini. Bence her şey konuşarak halledilebilir. Sabırla, saygıyla, sevgiyle, dürüstlükle. Sevdiğine sevdiğini söyleyerek. Bu konuda olabildiğince cömert davranarak…
Not: Bunlar benim fikirlerim yanlışlar olabilir, eleştiriye açığım ;)



Yorumlar:
zafer on Şubat 13th, 2009 at 2:52 pm #

Neden tartışılan konularda illaki sorunu çözmek için konuşmak şart olsun? Yaptığımız hataları bilmiyor muyuz? Yoksa hatalarımızı görmek mi zor geliyor? Sürekli mutlu bir şekilde bir hayat süremeyeceğimiz kesin bir şey. Mutlaka hatalar olacaktır. Ama iki tarafta hangi kısımlarda hata yaptığını bence her zaman bilmektedir. Önemli olan seçimlerde tam bu andan itibaren devreye girer. Burada bir kaç farklı seçenek vardır bana göre, ben 3 tanesinden bahsedeceğim.
1. Seçenek Merve arkadaşımızın bahsetmiş olduğu, erkekler ve eşleri sorundan sonra konuşurlar, anlaşmaya çalışırlar seçeneğidir. Her ne kadar erkekler ve kadınlar eşit gözükse de bu konuşmada üstün olan bellidir sonuçta. İlk başlarda sorunlar böyle çözülüp gider ya da böyle olması gerektiği için bu seçenek kendine düşen görevi yerine getirir.

zafer on Şubat 13th, 2009 at 2:52 pm #

Bir gün gelirde eşler arasında bir huzursuzluk sonrasında “bana bunu yaptın aslında senden bunu beklemezdim keşke şöyle yapsaydın” dediğinde cevap olarak eşinden şu sözleri duyar muhtemelen “sende şöyle yapmalıydın ama …” . Sonuçta bu sorunu çözdüğümüzü farz edelim. Peki ikinci kez tekrar aynı hata olduğunda ne olacak? Bence şöyle olacak “Bunu daha öncede konuşmuştuk sen şöyle yapmıştın bende şöyle yapalım demiştim, hani böyle olacaktı…” Peki ya üçüncü kez aynı hata yapılırsa ne olacak? Aynı konu tekrar dile gelmeyecek mi? Eşlerden birinin aynı hatayı tekrarlaması tekrar tekrar aynı konu üzerinde konuşmalarına ve birbirlerini düzeltmek istemelerine yol açmayacak mı? Halbuki ilk başta birbirlerini oldukları gibi sevmemişler miydi? Neden birbirlerini düzeltmek ya da değiştirmek onların hayatlarının parçaları oldu şimdi?
2. Seçenekte Sami arkadaşımızın bahsetmiş olduğu erkeğin susması meselesi yer almaktadır. Evet erkek gerçektende böyle bir durumda susmayı ve karşısındaki eşinin (arkadaş, sevgili vs.) haklı olmasını tercih eder. Bu tercihi seçmelerinin sebebi ise 1. seçeneğin işlevini yitirmiş olmasıdır. Sürekli her tartışmadan sonra günah çıkarır gibi sorunları dile getirip “bunu böyle yapsak daha iyi olurdu”, “ben burada hatalıyım sen burada hatalısın ” sözleriyle sürekli tekrarlanan hataları tekrarlanan çözüm yollarıyla dile getirip bu seçeneği sonsuz döngüye sokabilir. Artık bayan konuşur erkekte susmayı tercih eder. Peki çözüm nedir? Bence çözüm üçüncü seçenektedir.

zafer on Şubat 13th, 2009 at 2:53 pm #

3. Seçim yolunda ise 1. ve 2. seçenekler kısmen üzerlerine düşen görevlerini yaparlar. İlk önce konuşularak sorunlar çözülmeye başlanır. Fakat ilerleyen zamanlarda artık hata kaynakları bellidir. Erkek şunları bunları ister, bayanda şunlardan bunlardan geri kalmaz. Bir sorun ortaya çıktığında kesinlikle ortamda bunun etkisi belli olur. İşte 3. seçeneğe geldiğimizde artık konuşmaya gerek yoktur, artık yapılan sevgi hareketleri sorunu çözmeye yetmelidir.
Ortamda huzursuzluk sezildiğinde neden hatanın onda ya da bunda olduğunu çözmek için kendimizi yorarız ki? Neden bu durumlarda ona olan yakınlığımız sorunları çözmez ki?
Alınan taraf biz olduğumuzu düşünelim, eşimiz sevimli tavırlarla bize yaklaşıyorsa neden alınganlığımızı üzerimizden atmayalım ki? Veya hatasız olan biz olalım ve alınan tarafta eşimiz olsun, neden yinede gidip biz onun gönlünü almak için şekilden şekle girmeyelim ki? Yaşanacak bir ömür birliktelik için çok mu yormuş oluruz kendimizi? Anlatmak istediğim, gözlerine bile bakmak çözmeli sorunları, bir gülümseme bile yetmeli bize.

zafer on Şubat 13th, 2009 at 2:54 pm #

Hatalarımızın sebeplerini araştırmak ya da kendi aramızdaki sorunları çözmek isteyerek birbirimizin güzel zamanlarını çalmayalım bence. Zaten yaptığımız hataları biliyoruz kabullenmek istemesek bile. Zaten hatalarımızı çözmek için ne yapmamız gerektiğini de biliyoruz bence. Sevdiğimizi değiştirmek yerine ortamın mutsuz havasını değiştirelim bence.
İçimden geldiği gibi söyledim düşündüklerimi, belki çeliştim yaşantımla ama yapmaya çalıştıklarımdı söylediklerim.
Ayrıca belirtmek isterim ki herkesin bir 3. seçeneği vardır, benim söylediklerim sadece benim gibi düşünenler içindir. Elbette ki herkes farklı düşünecek ve farklı 3. seçeneğe sahip olacaklardır. Aksi takdirde farklı seçenekler olmasaydı, herkes sürekli birbirine aşık olmaktan kendini alamazdı, çünkü herkes aynıydı. Bu yüzden herkes farklı birini seçer ve seçtiklerini de olduğu gibi kabul eder…

Merve on Şubat 13th, 2009 at 4:42 pm #

Keşke herkes böyle düşünebilse ve düşünmekle kalmayıp bunları uygulayabilse. Çok güzel düşünceler. Benim yazdıklarımın bunların aksi olduğunu düşünmemeni isterim.
Senin de dediğin gibi taraflar sadece gözleriyle halledebilmeli sorunları. Ama bunun yapılabilmesi için güven olmalı karşılıklı taraflarda. Bu güven sağlanırsa ne güzel. Gözlere bakarken art niyet aranmamalı. Ve o gözler birlerine gerçekten her şeyi anlatabilecek karar güzel, manalı, içten bakmalı. Keşke böyle olsa.
Ama artık gerçekten çok az böyle ilişkiler. Böyle olmasını isteyen çok fakat uygulayan az. İnsan neden doğru olduğunu bildiği bir şeyi yapmaz ki? demiştim senin sayfana yazdığım bir yazıda. Bunun cevabını gerçekten tam bilmediğim için sormuştum sana . Ben yapabildiğim sen yapamadığın için değil

Merve on Şubat 13th, 2009 at 4:43 pm #

Bilmiyorum ama yazımda da dediğim gibi bizim sorunumuz bence konuşmayı sevmememizden kaynaklanıyor bence . Sadece tartışacağımız ya da güzel sözler söyleyeceğimiz zaman konuşuyoruz. Buradaki konuşmak kavramı sadece sözlerle yapılan konuşma değil. Gözlerle de olabilir. Bence her an konuşmalıyız birbirimizle. Ne hissettiğimizi hissettirebilmeliyiz. Ve ne hissettirilmeye çalışılırsa da onu hissetmeliyiz. Art niyet aramadan.
Hataları tartışmalıyız derken konuşarak halletmekten bahsediyorum. Bir sohbet havasında. Tabi ki herkes yaptığı hatayı biliyordur. Hata yapan kişi karşı tarafa hata yaptığını ve yaptığı hatadan üzgün olduğunu hissettirebilmelidir. Sözle, gözle ya da başka şekillerde.
Yazdıklarımın hiçbirinde karşı tarafı suçlamak için yazmadım. Zaten yazımda da aktardığım gibi ben erkek kadın ayrımı yapılmasına karşıyım. İnsan insanı insan olduğu için sevmelidir. Erkek ya da kadın olduğu için değil. Erkek ya da kadın olarak sevmenin yeri de farklıdır tabi ama öncelik insan olmakta…

Pınar on Şubat 16th, 2009 at 3:16 pm #

:onayla: …” Aynı anda susunca aynı anda konuştuk…duymazdan geldiysek bile…” Bilmiyorum şarkı sözleriyle başlamak ne derece doğru ama içimden gelen ilk sözler bunlardı…(Sami unutturma sana teşekkür edeceğim bloğunun müptelası oldum..:) ) Sana,Merveye,Zafere.. katılmamak elde değil tabi…sizin de dediğiniz gibi farklı insanlar farklı görüşler (kültürel,ailesel,yöresel,yetişme tarzı…vs) işte…Farklı sevebilmek, farklı tepkiler vermek ( ki kavga anında hiç tepki vermeden konu kapansın isteyen sadece erkekler değil..kendimden biliyorum..çözülsün ve o an bitsin en güzeli zaten..bir daha açılmasın ki yara almasın her iki taraf da..ki ardından az önceki tartışma yerini o sıcacık müthiş sevgiye bırakabilsin..hem de hemen , o an, hiç vakit kaybetmeden..)…
Sadece erkekler mi anneleri gibi hesapsız ,sonsuz,gerçek… sevgiye sahip olmayı istiyor ? Bayanlarda da durum aynı ( daha doğrusu insanlar da..) Fazla söze lüzüm var mı bilmiyorum ama bazen sevdiğin kişiden vazgeçebilmek de ( sonrasında her iki taraf da daha büyük yara almasın diye) sonsuz sevginin göstergesidir. tabi bunlar da benim düşüncem…
Sami unutmadım ( hatırlatmana lüzüm kalmadı..hehe:) ) Bloğun gerçekten harika…Bloğu paylaştığın ve oluşturduğun için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum…=)

Sami on Şubat 25th, 2009 at 4:46 pm #

@Merve
Yanlış anlaşıldım sanırım. Bahsettiğim hatasını karşı tarafa söylememek doğrudan konuyu kapatmak değildi. Bahsettiğim sorunu karşı tarafa bildirip konuyu açılmamak üzere kapatmaktı. Diğer türlüsü saçma olurdu zaten;).
@Pınar
Beğendiğine sevindim. Yorumlarını görmekten mutluluk duydum. Teşekkürler.

Sami on Şubat 25th, 2009 at 4:47 pm #

@Zafer
Aynı fikirdeyiz kardeşim ;) Değerli yorumların için teşekkür ederim.

setenay on Şubat 28th, 2009 at 2:31 pm #

evet erkekler konuşmaktan kaçıyor ama kadınlar eşleriyle ilişkileri hakkındakonuşmaktan birlikte olmaktan çok hoşlanırlar tek istenilen ilgi şefkat buda zor olmamalı

Sami on Mart 4th, 2009 at 12:00 pm #

Günay’dan gelen bir resmi paylaşmak istiyorum.
erkeğin kazanabilme ihtimali

Merve on Mart 5th, 2009 at 11:34 am #

yok ya Sami okadar da değil. Ben ciddi anlamda düşünüyorum acaba gercekten bu resimdeki gibi mi die?Ama hayır, gerçekten böyle değil. Hem neden erkek kadın die ayırıyoruz ki.
Farklı bir türmüyüz sanki. Hepimiz insan türüyüz sonuçta. Doğrularımızla yanlışlarımızla…

Sami on Mart 6th, 2009 at 12:00 am #

Erkeklerin çoğunluğunun ben gibi düşünmesi, http://www.itusozluk.com/goster.php/b%FCk%E7e benzeri yazıların nette dolanması kadın ve erkeğin düşünme biçimi arasında farkı gösteriyor bence. Bu yazım amacını aşan bir hal aldı. Burada kapatalım. Kimseyi üzdüysem, kırdıysam affola.

elif on Mart 24th, 2009 at 4:51 pm #

yha bn hiç bişey anlamaıdm

Sami on Mart 24th, 2009 at 4:56 pm #

benim yorumumdan mı? yoksa merve’nin yazdıklarından mı?

zehra on Ağustos 3rd, 2009 at 12:39 pm #

herkes konuşması gerektiği yerde konuşmalı ve gereksiz yere konuşmazsa sorun olmaz… biraz ona olan sevgimizi öne çıkarttığımız zaman da anlaşmamız daha güzel olacaktır

Mc aLi on Ağustos 15th, 2009 at 7:13 pm #

Arkadaslar bencede zehraya katılıyorum zehra bravo canım. . .

güzel gözlü kız on Kasım 25th, 2009 at 10:32 am #

:):(:D:?:agla::yaril::x:gozdevir::|8O:p

Yorum yaz

 
İsim: 
E-Posta: 
Web Adresiniz: 
Yorum:  :) :( :D :? :agla: :yaril: :x :gozdevir: :| 8O :p yetmez! »