Archive for Mayıs, 2009

 
May
17
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Mayıs-17-2009
  • Kuşlar sabah 3.5 - 4.5 da çok güzel sohbet ediyorlar.
  • Yıldızlar karanlıkta daha güzel parlıyorlar. Bazen karanlıkta olmak da güzel.(*)
  • Ağaçlar 0² alıp CO² verseler de geceleri daha güzel kokuyorlar.
  • Sabah 4′te çıkan ekmeğin kokusu günün diğer saatlerinde çıkan hiç bir ekmekte yok.
  • (Kankaaaaaaa ve Kamil bu lafım size) Arkadaşla sahahlayıp 4 civarında açık havada yapılan muhabbette bir şeyler var. 300 metre öteden gelen ekmeğin kokusundan mı bilmem tadı bir başka.
    Artı sabahın 4′ünde kalkıp kankanın evine gidip bir kaç saat sonra girecek olduğun ve de çalışmadığın tarih yazılısını düşünmeden çatıda göktaşı yağmurunu izlemek de pek keyifli.
  • Yazın kan ter içinde kalkıp dolaptan alınan ve sabahın 4′ünde balkonda çevreyi izlerken yudumlanan 1 bardak su gün içinde içilen 8 bardak su gücünde.
  • Bazen dua ediyorum. 3.5-4.5 arası 7-8 saat sürsün diye.

* Yazın bunu bir kenara. Yıllar sonra atasözü diye kaktırmaya çalışırlarsa hayır o deyiş dersiniz.



 
May
13
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Mayıs-13-2009


3 Hafta önce Kamil, Zafer, Cüneyt, ben çamlığa çıktık. 3. çeşmenin yanında bir yalak var. O yalağın içinde kurbağa larvaları vardı. Cüneyt ile 9 tanesini su şişesine koyup eve getirdik . Zafer de 2 tane aldı. Öğrendim ki Zafer balık yemiyle boğarak öldürmüş yavrucağızları. 2-3 gün yaşamışlar sadece. Neyse aldık larvaları evin baş köşesine kavanoza koyduk, yanına da birazcık yosun koyduk. 2 hafta hiç yemek vermeden yaşadılar. Yosun ile idare ettiler galiba. 2 haftanın sonunda bilgi işleme getirdim. Bir hafta da masamda yaşadılar yemek vermeden. Cuma günü kraker yerken bir parça atıverdim kavanoza baktım deli gibi kapışıyorlar. Biraz besledim bıraktım. Pazar günü bilgi işlemde mesaiye kaldık Selim ile. Baktım bizim larvaların bacakları çıkmış hem de 3 günde. Hatta birisinin elleri bile oluşmaya başlamış sevindim. Biraz daha kraker verdim.Yine deli gibi kapıştılar. Pazartesi günü biraz daha kraker verdim. Öğleye kadar bir şeyleri yoktu ama öğleden sonra baktım yemeğe devam ediyolar. Yiyenler mefta oluyor. Erkan ile alel acele göle götürdük. Göle gidene kadar 6sı sizlere ömür. Ancak 3 tanesini sağ salim göle bıraktık. Acım büyük aaa dostlar yavrularımı kendi ellerimle öldürdüm :( :agla:



 
May
10
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Mayıs-10-2009

Giden günlerden birinde Cüneyt ile birlikte Mahmut abinin arabasını Eğitim Fakültesi’ne bırakmak üzere oto parktan geçerken arabaların arasında uyuyan 5 köpek gördüm. Dedim şunları bir seveyim, eccük insanlık görsünler, sevgi görsünler ama lanet olsun içimdeki hayvan sevgisine! Köpeklerden birine kafasını okşamak için elimi uzattım birden ayaklandı dişleri çıkartıp havlamaya başladı. Kendi havladığı yetmezmiş gibi diğer 4 köpeği de uyandırdı. 5 köpek çevremi sarıp hırlamaya, havlamaya başladılar. Kaçmadım. Malum kaçan kovalanır diye atasözümsü bir söz var. Yoksa gönül işleri için miydi o laf?:).

Aha dedim sona ulaştık, şerefsizin eniği ısıracak bacağımı. Bir elim havada şşşt pşşşt diye bağıra bağıra yavaş yavaş arabaya yollandım.Neyseki hiç biri yanlış yapmadı.

Hep senin yüzünden altı üstü kafanı okşayacaz bir iki o kadar ama yalnız yakalamaz mıyım ben seni?! Zehirlemez miyim? Kafana voleyi çakmaz mıyım?! Çakmam tabi ki! Köpek kadar güzel hayvan var mı ya! Şereeef özledim seni bea. Her ne kadar mutfağa sıçsan da, notebookumun tuşlarını çıkartsan da, kemerimi, nargilemi kemirip bok etsen de…özledim seni bea.

Ek: Olayı uzaktan izleyen Günay’ın dediğine göre korkmuyor görünmüşüm. Bkz. İçin için yusuf hali.

Ek2: Bacağımı köpek ısırmadı ama ertesi hafta sonu bisikletle giderken zincir bir alt çarka geçti. Ayakta sürüyordum. Zavallı bacağım çarka sıkıştı.