Archive for Temmuz, 2010

 
Tem
05
Posted (Sami) in Basliksiz on Temmuz-5-2010

İstemeden hırsızlık yaptığımızın farkında mıyız?

Bir kaç rakamla kendi hırsızlığımın bir kısmından bahsedeyim. Kızım sana söyleyeyim gelinim sen anla hesabı!

Şu anda yanımdaki taşınabilir HDD’de;

  • 7.355 tane mp3 biçiminde şarkı var. Bu şarkılardan hiç biri için herhangi bir ücret ödemedim ve bunlardan sadece Sesin Hafifliği adlı kaydın (13 şarkı) ve Divane Aşık Gibi (Doğa İçin Çal) adlı şarkının ücretsiz olduğundan eminim. Yani ücretini ödemediğim 7.341 şarkı. İnternette tek tek satılan şarkıların fiyatı yaklaşık 90 cent, Türkiye’deki albüm fiyatları ise 10 TL civarında. Her albümde yaklaşık 10 şarkı var, 1 şarkı 1 TL aşağı yukarı. 7.300 küsur TL değerindeki şarkıya karşılığını ödemeden sahip olmuşum.
  • Sadece geçen hafta internetten yasal olmayan 5 tane e-kitap indirdim. Üstelik bir tanesini bulmam biraz zaman aldı, arama sonuçlarında çıkan sitelerden bir kaçında 32 küsür dolara satın alabileceğim yazıyordu! Şu an 51′i pdf 4′u de chm dosya biçiminde toplam 55 adet elektronik kitaba ve dergiye sahibim. Bunların aşağı yukarı yarısı yasal değil.
  • Gelelim filmlere. HDD’de 81 adet film bulunuyormus. Yalnış saymadıysam 13 tanesi bluray kalitesinde. Filmleri sinemada 5-15 TL arası bir rakama izleyebileceğimi biliyorum ama DVD veya Bluraylarının maddi değeri hakkında şu an için bir fikrim yok.
  • Korsan yazılım faslına geçince “programlar” klasörünün içindeki dosya sayısı beni açıkçası korkutuyordu ama sadece 22 tanesi yasadışıymış! Sadece diyorum ancak bunlardan sadece (işte bir sadece daha!) bir tanesinin bile binlerce liraya satıldığını düşünmeden geçiyorum tabi ki!

Yazının sadece buraya kadar olan kısmını yazmam 50dk’ya yakın zaman aldı. Sayfa sayısı 300′u aşan kitaplara harcanan emeği, iş yerinde 3-5 kişilik ekiplerle 1 yılda geliştirdiğimiz yazılımları ve hala tam bitmemiş olmalarını hesaba katarak yazılıma harcanan emeği, sadece çalmasını öğrenmeye haftalar harcanan şarkıların oluşturulma sürecinde harcanan emeği düşünün. Filmlerin de öyle bir kaç günde yapılmadığı aşikar. Şimdi düşünün ne kadar büyük hırsızım, ne kadar büyük hırsızsınız?

Ben kendi yerimde olsam kendimi nasıl savunurdum bu hırsızlık karşısında!

Heralde söyle;

Sami: Sanal ortam bu. Hırsızlık mı olurmuş?! Altı üstü bir kopyala yapıştır yapıyorsun, bir farklı kaydet diyorsun. O kadar yani.
Kendim: Sami barı sen söyleme bunu. Paraları da Redkid’deki gibi bankada kasada tutuyorlar tabi. Piyasadaki paranın sadece %10′u basılı gerisi sayısal ortamda, sanki bilmiyorsun. Online yapılabilen işlemler ve e-devlet konularını hele hiç açmayalım. Yani sanal ortamda hırsızlık olur!

S: Hem onlar tonla para kazanıyorlar. Ben kullanmışım/dinlemişim/izlemişim/almışım kullanmamışım/dinlememişim/izlememişim/almamışım onlar için bir şey değişmez ki. Kazanacaklarını nasılsa kazanıyorlar.
K: Belki Rihanna kazanıyor ama Erkan Oğur’un, İncesaz’in kazandığından nasıl emin oluyorsun? Hem kazanıp kazanmamalarının ne önemi var?! Kusura bakma Sami ama hangi kitap fakirden çalamazsın ama zenginden çalabilirsin diyor (Robin Hood hariç tabi :) )?! Hangi kanun fakirden çalamazsın ama zenginden çalabilirsin diyor?!

Çalmamak sana ne kazandıracak peki?
Dinen, vicdanen, ahlaken doğru olanı yapmış olacaksın. Dinleyeceklerini, okuyacaklarını, izleyeceklerini satın alman gerekeceğinden almadan önce bir tartacaksın, ölçeceksin. Bu, bu kadar etmez diyeceksin. Böylelikle cöp izlemeyeceksin, cöp dinlemeyeceksin. Çabuk tüketen, sıkılan, kıymet bilmeyen biri olmayacaksın. Nasıl anneni, babanı, kardeşini, arkadaşlarını seviyorsan, onlar için bir çok şeyini hatta herşeyini vermeye hazırsan diğer sevdiklerin için de bir şeyler vermeye hazır olacaksın. Unutma sevginin bir bedeli vardır. Tamam birazcık anlıyorum seni sadece 2-3 tıklama ile bedelini ödemediğin şeylere sahip olabilmek bu kadar kolayken hakkıyla almak zor gelecektir. Elin başkasının elma ağacına uzanabiliyorsa iznin olmadan yeme o elmadan. Senden öncekilerin yaptığı gibi yeme o elmadan.