Aşağı yukarı 1.5 ay evvel buzdolabının içine reçel dökülmesiyle başladı herşey (yoksa vişne suyu muydu? Amaan herneyse dıbık dıbık (yapış yapış (bizim orada (Hatay) öyle derler (çüş parantezlere bak lisp (programlama dili) mi yazıyon açıklama mı giriyon)))) birşeydi. Dökülen şey beni rahatsız etse de bu 1.5 aylık süre zarfında temizleme fırsatım olmadı (üşendim desene sen şuna, fırsatı olmamışmış). Araya daha fazla parantez girmeden hızlıca devam ediyorum. 1.5 ay içinde o reçel yavaş yavaş, kararlı kararlı, kendinden emin adımlarla 3. raftan sebzeliğe kadar ilerlemiş. Orada bulunan limonların altına kadar yılan gibi süzülmüş de süzülmüş. Geçenlerde dolabı temizleyeyim dedim (Yine üşeniyordum ama kirlilik öyle bir safaya geldi ki Cüneyt mutfakta dolabı açtığında ben odamda kokudan rahatsız oluyordum). Neyse başladım ben temizliğe tam sebzeliği boşaltıyordum ki o da ne? Limonlar küflenmiş. Daha doğrusu önce reçellenip sonra küflenmişler ama içlerinden biri bu durumdan memnun olsa gerek zevkinden şöyle bir hal almış.