Archive for the ‘Cehennemdeki Melek’ Category

 
Mar
02
Posted (Sami) in Basliksiz, Cehennemdeki Melek on Mart-2-2009

Aşağı yukarı 1.5 ay evvel buzdolabının içine reçel dökülmesiyle başladı herşey (yoksa vişne suyu muydu? Amaan herneyse dıbık dıbık (yapış yapış (bizim orada (Hatay) öyle derler (çüş parantezlere bak lisp (programlama dili) mi yazıyon açıklama mı giriyon)))) birşeydi. Dökülen şey beni rahatsız etse de bu 1.5 aylık süre zarfında temizleme fırsatım olmadı (üşendim desene sen şuna, fırsatı olmamışmış). Araya daha fazla parantez girmeden hızlıca devam ediyorum. 1.5 ay içinde o reçel yavaş yavaş, kararlı kararlı, kendinden emin adımlarla 3. raftan sebzeliğe kadar ilerlemiş. Orada bulunan limonların altına kadar yılan gibi süzülmüş de süzülmüş. Geçenlerde dolabı temizleyeyim dedim (Yine üşeniyordum ama kirlilik öyle bir safaya geldi ki Cüneyt mutfakta dolabı açtığında ben odamda kokudan rahatsız oluyordum). Neyse başladım ben temizliğe tam sebzeliği boşaltıyordum ki o da ne? Limonlar küflenmiş. Daha doğrusu önce reçellenip sonra küflenmişler ama içlerinden biri bu durumdan memnun olsa gerek zevkinden şöyle bir hal almış.



 
Eki
03
Posted (Sami) in Cehennemdeki Melek on Ekim-3-2007

Ben öyle şaşkınlıktan yutkunamaz bir haldeyken melek, yerde eriyip bitmiş olan bendenize doğru eğildi ve elimi iki elinin arasına alıp elimi iki elinin arasına alıp beni oturmuş olduğum yerden kaldırdı. İkimiz de ayakta birbirimize bakıyorduk. Ben sıtma olmuş gibi tirtir titrerken meleğin saçları yavaş yavaş sararmaya başladı. Artık şaşkınlığım yerine korkum baskın geliyordu. Saçları neredeyse tamamen sarardı. Saçlarını meleğin vücudu takip etti. Yoksa cehennemin bu havası periyi hasta mı etmişti? Bunu durdurmanın bir yolu olmalıydı ve ben o yolu bulmaya kararlıydım. Read the rest of this entry »



 
Eki
03
Posted (Sami) in Cehennemdeki Melek on Ekim-3-2007

Kıyametten önce cehennemin tadına bakmak bendeniz beyefendiye nail oldu. Nar-ı şemsi kaşık kaşık içmiş burn reklamları misali ateş i**r olmuştum. Bir de görünen o ki kıyamete kadar epey bir vakit var idi. Sezon henüz başlamamış yalnız yanıyordum. Her saniye bin ay büyüklüğünce idi. Read the rest of this entry »