<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sami Beyoğlu - Hayat Sürüm 0.25 &#187; Basliksiz</title>
	<atom:link href="http://www.samibeyoglu.com/category/sinifsiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.samibeyoglu.com</link>
	<description>Hepsi kafamda yarattıklarım. Sen de buna dahilsin.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Apr 2011 22:22:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Iyi ki varsin Turkcell</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2011/04/iyi-ki-varsin-turkcell/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2011/04/iyi-ki-varsin-turkcell/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 22:22:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=388</guid>
		<description><![CDATA[28 Mart 2011&#8242;den bu yana Turkcell&#8217;liyim. Turkcell&#8217;li olduktan sonra kendimi cok zengin hissetmeye basladim. Neden mi? Cunku su an Turkiye&#8217;nin en pahali GSM Operatorunu  kullaniyorum. Bana da bu yakisir zaten! Saka bir yana kamu calisani olarak Turkcell&#8217;in Kamu Eko Paket&#8217;i ile ekonomi yapayim dedim. Guya ayda 29TL. 3G uzerinden internete girmem gerekti. Dedim nasilsa cok kullanmayacagim paket [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>28 Mart 2011&#8242;den bu yana Turkcell&#8217;liyim. Turkcell&#8217;li olduktan sonra kendimi cok zengin hissetmeye basladim. Neden mi? Cunku su an Turkiye&#8217;nin en pahali GSM Operatorunu  kullaniyorum. Bana da bu yakisir zaten! Saka bir yana kamu calisani olarak Turkcell&#8217;in Kamu Eko Paket&#8217;i ile ekonomi yapayim dedim. Guya ayda 29TL. 3G uzerinden internete girmem gerekti. Dedim nasilsa cok kullanmayacagim paket almama gerek yok!  Nerden bileyim Turkcell&#8217;in standart tarifesinde MB basina 3.300352TL odeyecegimi!</p>
<blockquote><p>Turkcell&#8217;in Websitesinden alinti. 1 MB üzeri kullanımlarınızda; ilk ödenen 2,5 TL üzerine kb başına 0,003223 TL üzerinden ücretlendirilirsiniz. (3.300352TL/MB)<br />
Avea&#8217;nin Websitesinden alinti. Internet APN üzerinden gerçekleştirilen veri kullanımı için standart ücretlendirme 0,0021 TL/KB&#8217;dir.(2.1504TL/MB)<br />
Vodafone&#8217;un Websitesinden alinti. Standart Tarife Ücreti0,09 kr/ 1 KB (0.9216TL/KB)</p></blockquote>
<p>Bu donem icerisinde tahmin ediyorum upload+download miktarim 30mb civarinda! Evet ne dusundugunuzu tahmin edebiliyorum. Call gibi Center! Neyse zararin neresinden donersem kardir, hattimi eski operatorume (Vodafone) tekrar tasiyayim dedim. Vodafone cep shoplardan birine girdim. Hattimi tekrar tasimak icin 3 ay beklemek zorunda oldugumu soylediler. Gerci http://www.nts.gov.tr/ oyle demiyor ama neyse. Bu sure icerisinde sabit ucret odemek istemedigim icin Turkcell&#8217;in sabit ucreti olmayan genc tarifesini kullanmaya karar verdim. Online islemlerde genc tarifeye gecilemiyormus maalesef.<br />
(http://www.turkcell.com.tr/bireysel/tarifeler/faturali/digertarifeler/kampus)</p>
<p>Timlerden birine (Ankara Ankamall) gidip genc tarife kullanmak istedigimi soyledim. Fazla bekletmeden islemimi gerceklestirdiler. Biraz evvel ogrendigim bilgiye gore (ki bardagi tasiran son damladir) yetkili arkadasim beni Yeni Faturali Genc Tarifeye gecirmis. Harbiden GECIRMIS yani! Artik 29TL sabit ucret ile her yone 600dk yerine  her yone 300dk konusacagim. Yasasin!<br />
Ayni tarihte (28 Mart 2011) 12 ay sozlesme yapip modem hediyeli kamu 3g paketini de aldim. Evet evet viiiinnn. Bu neyin sesiyse?!!! Biliyorum ben kasindim. 29TL odemem gereken fatura  (ki alirken gorevliye bir iki defa baska ucret olup olmadigini da sordum, neyse ki yokmus) Fatura 60 kusur TL gorunuyor (rakami tam hatirlamiyorum). Yasasin Turkcell&#8217;in Cep Anayasasi. (Madde 1. Ürün, kampanya ve servisler ile ilgili şeffaf ve anlaşılır şekilde bilgi ve destek almak herkesin hakkıdır.)</p>
<p>Ek olarak gnctrkcll avantajlarindan yararlanip Ankara Ankamall Mc Donalds&#8217;ta 1 Menuye 1 Menu hediye kampanyasindan yararlanip Hamburger Super Menu aldim. Zannediyorum arkadaslar atmaya kiyamayip kampanya yapalim demisler ve Gnctrkcll&#8217;nin bu kampyasi dogmus. Hayatimda yedigim en kotu 2. hamburgerdi. 1.si mi hangisi? 1.si ise yaninda hediye ettikleri diger hamburger.</p>
<p>Bunu mesaji oyle</p>
<p>-maduriyetimin giderilmesi bla bla<br />
-gereginin yapilmasi bla bla<br />
-arz ederim vs&#8230;</p>
<p>diye bitirmeyecegim. Sadece dusuncelerimi paylasmak istedim sizlerle. Ha unutmadan her gun es dost sohbetlerinde Turkcell&#8217;i aniyorum. Calisanlarinizin sol kulaklari cinliyorsa ya da sol kulaklarindan kan geliyorsa merak etmeyin bundandir. Doktara gitmelerine gerek yok. Receteyi ben vereyim size. Azicik adam gibi fiyatlandirma, azicik da kendi anayasaniza uygun hizmet.</p>
<p>Saglicakla kalin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2011/04/iyi-ki-varsin-turkcell/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Güzel Gözleri</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2011/04/dunyanin-en-guzel-gozleri/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2011/04/dunyanin-en-guzel-gozleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Apr 2011 13:02:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=382</guid>
		<description><![CDATA[Dün Ankamall&#8217;dayken asansörün düğmesine basmak için deli gibi sabırsızlanan ve düğmeğe basınca mutlu ama çoook mutlu olan çocuğu görünce aklıma çocukların masumiyetleri ve dünyaya nasıl bir gözden baktıklarını anlamamı sağlayan 20 Şubat&#8217;ta yaşadığım şu olay geldi. &#160; 20 Şubat 2011 henüz acemi birliğindeyim. Haftasonu çarşı iznim bitmek üzere, malum kışlaya belli bir saatten önce dönmek gerek. Dikimevine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2011/04/HoscakalTren.jpg"><img class="size-medium wp-image-383 alignleft" title="HoscakalTren" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2011/04/HoscakalTren-300x198.jpg" alt="Hoşça kal tren" width="300" height="198" /></a>Dün Ankamall&#8217;dayken asansörün düğmesine basmak için deli gibi sabırsızlanan ve düğmeğe basınca mutlu ama çoook mutlu olan çocuğu görünce aklıma çocukların masumiyetleri ve dünyaya nasıl bir gözden baktıklarını anlamamı sağlayan 20 Şubat&#8217;ta yaşadığım şu olay geldi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>20 Şubat 2011 henüz acemi birliğindeyim. Haftasonu çarşı iznim bitmek üzere, malum kışlaya belli bir saatten önce dönmek gerek. Dikimevine gitmek üzere Kızılay&#8217;da Ankaray&#8217;a bindim. Trenin hareket etmesine saniyeler var, pencere kenarına oturmuş beklerken engelli asansörünün kapısı açıldı. İçeride 2-3 yaşlarında kız çocukları olan bir çift. Bababının kucağında ufaklık ve annenin elinde de bebek arabası. Aile asansörden inerken trenin kapıları kapandı ve tren yavaşça hareket etmeye başladı. Adam treni kaçırmanın verdiği sinirle elini yana savurup asık bir suratla söylenirken kucağındaki kızı gülerek kaçan trene el sallıyordu. Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2011/04/dunyanin-en-guzel-gozleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeme o elmadan!</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2010/07/yeme-o-elmadan/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2010/07/yeme-o-elmadan/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 18:43:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=369</guid>
		<description><![CDATA[İstemeden hırsızlık yaptığımızın farkında mıyız? Bir kaç rakamla kendi hırsızlığımın bir kısmından bahsedeyim. Kızım sana söyleyeyim gelinim sen anla hesabı! Şu anda yanımdaki taşınabilir HDD&#8217;de; 7.355 tane mp3 biçiminde şarkı var. Bu şarkılardan hiç biri için herhangi bir ücret ödemedim ve bunlardan sadece Sesin Hafifliği adlı kaydın (13 şarkı) ve Divane Aşık Gibi (Doğa İçin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstemeden hırsızlık yaptığımızın farkında mıyız?</p>
<p>Bir kaç rakamla kendi hırsızlığımın bir kısmından bahsedeyim. Kızım sana söyleyeyim gelinim sen anla hesabı!</p>
<p>Şu anda yanımdaki taşınabilir HDD&#8217;de;</p>
<ul>
<li>7.355 tane mp3 biçiminde şarkı var. Bu şarkılardan hiç biri için herhangi bir ücret ödemedim ve bunlardan sadece Sesin Hafifliği adlı kaydın (13 şarkı) ve Divane Aşık Gibi (Doğa İçin Çal) adlı şarkının ücretsiz olduğundan eminim. Yani ücretini ödemediğim 7.341 şarkı. İnternette tek tek satılan şarkıların fiyatı yaklaşık 90 cent, Türkiye&#8217;deki albüm fiyatları ise 10 TL civarında. Her albümde yaklaşık 10 şarkı var, 1 şarkı 1 TL aşağı yukarı. 7.300 küsur TL değerindeki şarkıya karşılığını ödemeden sahip olmuşum.</li>
<li>Sadece geçen hafta internetten yasal olmayan 5 tane e-kitap indirdim. Üstelik bir tanesini bulmam biraz zaman aldı, arama sonuçlarında çıkan sitelerden bir kaçında 32 küsür dolara satın alabileceğim yazıyordu! Şu an 51&#8242;i pdf 4&#8242;u de chm dosya biçiminde toplam 55 adet elektronik kitaba ve dergiye sahibim. Bunların aşağı yukarı yarısı yasal değil.</li>
<li>Gelelim filmlere. HDD&#8217;de 81 adet film bulunuyormus. Yalnış saymadıysam 13 tanesi bluray kalitesinde. Filmleri sinemada 5-15 TL arası bir rakama izleyebileceğimi biliyorum ama DVD veya Bluraylarının maddi değeri hakkında şu an için bir fikrim yok.</li>
<li>Korsan yazılım faslına geçince &#8220;programlar&#8221; klasörünün içindeki dosya sayısı beni açıkçası korkutuyordu ama sadece 22 tanesi yasadışıymış! Sadece diyorum ancak bunlardan sadece (işte bir sadece daha!) bir tanesinin bile binlerce liraya satıldığını düşünmeden geçiyorum tabi ki!</li>
</ul>
<p>Yazının sadece buraya kadar olan kısmını yazmam 50dk&#8217;ya yakın zaman aldı. Sayfa sayısı 300&#8242;u aşan kitaplara harcanan emeği, iş yerinde 3-5 kişilik ekiplerle 1 yılda geliştirdiğimiz yazılımları ve hala tam bitmemiş olmalarını hesaba katarak yazılıma harcanan emeği, sadece çalmasını öğrenmeye haftalar harcanan şarkıların oluşturulma sürecinde harcanan emeği düşünün. Filmlerin de öyle bir kaç günde yapılmadığı aşikar. Şimdi düşünün ne kadar büyük hırsızım, ne kadar büyük hırsızsınız?</p>
<p>Ben kendi yerimde olsam kendimi nasıl savunurdum bu hırsızlık karşısında!</p>
<p>Heralde söyle;</p>
<p><strong>Sami:</strong> Sanal ortam bu. Hırsızlık mı olurmuş?! Altı üstü bir kopyala yapıştır yapıyorsun, bir farklı kaydet diyorsun. O kadar yani.<br />
<strong>Kendim: </strong>Sami barı sen söyleme bunu. Paraları da Redkid&#8217;deki gibi bankada kasada tutuyorlar tabi. Piyasadaki paranın sadece %10&#8242;u basılı gerisi sayısal ortamda, sanki bilmiyorsun. Online yapılabilen işlemler ve e-devlet konularını hele hiç açmayalım. Yani sanal ortamda hırsızlık olur!</p>
<p><strong>S:</strong> Hem onlar tonla para kazanıyorlar. Ben kullanmışım/dinlemişim/izlemişim/almışım kullanmamışım/dinlememişim/izlememişim/almamışım onlar için bir şey değişmez ki. Kazanacaklarını nasılsa kazanıyorlar.<br />
<strong>K:</strong> Belki Rihanna kazanıyor ama Erkan Oğur&#8217;un, İncesaz&#8217;in kazandığından nasıl emin oluyorsun? Hem kazanıp kazanmamalarının ne önemi var?! Kusura bakma Sami ama hangi kitap fakirden çalamazsın ama zenginden çalabilirsin diyor (Robin Hood hariç tabi <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_smile.gif' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#41;' /> )?! Hangi kanun fakirden çalamazsın ama zenginden çalabilirsin diyor?!</p>
<p>Çalmamak sana ne kazandıracak peki?<br />
Dinen, vicdanen, ahlaken doğru olanı yapmış olacaksın. Dinleyeceklerini, okuyacaklarını, izleyeceklerini satın alman gerekeceğinden almadan önce bir tartacaksın, ölçeceksin. Bu, bu kadar etmez diyeceksin. Böylelikle cöp izlemeyeceksin, cöp dinlemeyeceksin. Çabuk tüketen, sıkılan, kıymet bilmeyen biri olmayacaksın. Nasıl anneni, babanı, kardeşini, arkadaşlarını seviyorsan, onlar için bir çok şeyini hatta herşeyini vermeye hazırsan diğer sevdiklerin için de bir şeyler vermeye hazır olacaksın. Unutma sevginin bir bedeli vardır. Tamam birazcık anlıyorum seni sadece 2-3 tıklama ile bedelini ödemediğin şeylere sahip olabilmek bu kadar kolayken hakkıyla almak zor gelecektir. Elin başkasının elma ağacına uzanabiliyorsa iznin olmadan yeme o elmadan. Senden öncekilerin yaptığı gibi yeme o elmadan.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2010/07/yeme-o-elmadan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne doymaz tarayıcıymışsın bea sen Firefox</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/ne-doymaz-tarayiciymissin-bea-sen-firefox/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/ne-doymaz-tarayiciymissin-bea-sen-firefox/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 23:26:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>
		<category><![CDATA[firefox]]></category>
		<category><![CDATA[ram]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=366</guid>
		<description><![CDATA[Hepi topu 3-4 tab açık. Kapatsam da vermiyor zaten. Chromelu günler yakınlarda sanki!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2010/01/firefoxram.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-367" title="Yok artık Ali Sami" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2010/01/firefoxram-300x144.png" alt="" width="300" height="144" /></a> Hepi topu 3-4 tab açık. Kapatsam da vermiyor zaten. Chromelu günler yakınlarda sanki!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/ne-doymaz-tarayiciymissin-bea-sen-firefox/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nabuyorum ben sendromu!</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/nabuyorum-ben-sendromu/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/nabuyorum-ben-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 22:47:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=358</guid>
		<description><![CDATA[Bundan önceki yazıları okuduysan ister istemez bu sami de ne kadar bilimden uzak paso geyik muhabbeti çeviren, ne boş beleş insanmış diye düşünebilirsin. Daha önce de söylediğim gibi benim edebiyatçı kimliğimin yanında bir de bilim insanı, ilim sever kimliğim vardır. Son zamanlarda sık sık karamsar bir ruh hali içerisine girip aynı sıklıkla da hayatı sorguluyorum. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2010/01/beyin.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-359" title="beyin" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2010/01/beyin-238x300.jpg" alt="" width="238" height="300" /></a>Bundan önceki yazıları okuduysan ister istemez bu sami de ne kadar bilimden uzak paso geyik muhabbeti çeviren, ne boş beleş insanmış diye düşünebilirsin. Daha önce de söylediğim gibi benim edebiyatçı kimliğimin yanında bir de bilim insanı, ilim sever kimliğim vardır. Son zamanlarda sık sık karamsar bir ruh hali içerisine girip aynı sıklıkla da hayatı sorguluyorum. Bununla da kalsa iyi bu sorgulama çevremde olup bitenlerden sürekli şikayetçi akis<strong>*</strong> bir insan olmama neden oluyor. İşbu durumdan mütevelli üşenmedim oturdum insanoğlunun en anlaşılmaz organını araştırdım, gözlemledim, inceledim. Neden mi bahsediyorum. BEYİN tabiki. İnsan beyni kabaca 4 kısımdan oluşur. Parietal lob, ön lob, arka lob, yan lob. Bu loblar kendi içersinde belli bir görev için özelleşmiş yapıları barındırır. Mesela ön lobta: Entellüktüel düşünce ve bağlantı alanı, konuşma alanı, motor alanı (bu alan, sözüm meclisten dışarı bazı bayanlarda daha gelişmiştir.) vb&#8230; Bu 4 lobtan biri olan yan lobta bulunan adreno-cortigo-bennabuyorum-kortex adı verilen alan ise normalde 1-1.5 ceviz büyüklüğündeyken sağlıksız beslenme, radyasyon, hava kirliliğinin yanı sıra düşük maaş, sürekli aynı işi yapma (bkz kendini tekrar etme) ya da size ait olmayan işlerin üzerinize kalması gibi etkenlerden ötürü kontrolsüz bir büyüme durumuna girebilir.</p>
<div id="attachment_360" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2010/01/kiyas.jpg"><img class="size-medium wp-image-360" title="Şekil 3.5" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2010/01/kiyas-300x111.jpg" alt="Şekil 3.5" width="300" height="111" /></a><p class="wp-caption-text">Şekil 3.5</p></div>
<p>Şekil 3.5 &#8216;ta  sağlıklı bir insan beyni ve ben nabuyorum sendromuna yakalanmış bir hastanın beynini görmektesiniz. Şekilden de anlaşılacağı üzere adreno-cortigo-bennabuyorum-kortex alanlarının büyüklük farkı gözle fark edilecek kadar fazladır. Hastalığa yakalanmış insanlarda görülen belirtiler şu şekilde:</p>
<ul>
<li>Sürekli hayatı sorgulama (ben burada ne yapıyorum, amacım nedir gibi soruların sık sık akla gelmesi)</li>
<li>Ekseriyetle çevresini eleştirme</li>
<li>Mütemadiyen tatminsizlik, boş vermişlik, hiç bir işten zevk alamama</li>
<li>Bulunduğu yerden kaçma/uzaklaşma isteği</li>
<li>Erasmus stajı yapma düşünceleri</li>
<li>Takım arkadaşına bağırma ve laf sokma eğilimleri (genellikle haklı olarak)</li>
</ul>
<p>Hastalığın ilerleyen aşamalarında halk arasında tembellik diye bilinen  gichin-yerden-kalkhmasuz&#8217;a dönüşebilir.  Gereği yapılmadığı takdirde hastanın durumu ciddileşir ve sosyal-beyin ölümü gerçekleşir.</p>
<p>Hastalığın tedavisi kolay olmakla birlikte uzun süre ve özen gerektirir. Hasta mümkün olduğunca sosyal, sağlıklı ve üretken bir yaşam tarzı benimsemelidir. İki kere spor merkezine gittikten sonra hastalığın belirtileri azaldı diye bu eylem bırakılmamalı devam edilmelidir. Eğer sizde ya da çevrenizdekilerden birinde yukarıda bahsi geçen belirtilerden bir ya da bir kaçı görülüyorsa acilen bir uzman hekime gitmeyin! Onun yerine çok fazla gelecek planları yapmadan hayattan zevk almaya bakın, anı yaşayın. Carpe diem yapın ulen!</p>
<p><strong>*</strong><strong>Akis</strong>: Ters anlıma gelmektedir. Bu kelime Antakya&#8217;da sık kullanılmakla birlikte diğer yörelerde genellikle -i hali ile kullanılır. Örn. Hay aksi şeytan!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/nabuyorum-ben-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gün batımına doğru salça ekmek yemek</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/gun-batimina-dogru-salca-ekmek-yemek/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/gun-batimina-dogru-salca-ekmek-yemek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 21:58:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[Alelacele (bu kelime bitişik yazılıyordur değil mi) evden çıkarsın ya hani hani yolda hep içinde sanki bir şeyi unutmuşsun gibi bir his olur. Ben işte her zaman öyle hissediyorum. Düşünüyorum düşünüyorum. Neyi unuttum acaba? Sence neyi unuttum ben? Galiba yaşamayı unuttum! Daha doğrusu nasıl yaşanacağını unuttum. Hep bir kararsızlık halleri. Ne yapacağını bilmezlikler&#8230; Orta okuldan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alelacele (bu kelime bitişik yazılıyordur değil mi) evden çıkarsın ya hani</p>
<p>hani yolda hep içinde sanki bir şeyi unutmuşsun gibi bir his olur. Ben işte her zaman öyle hissediyorum.</p>
<p>Düşünüyorum düşünüyorum. Neyi unuttum acaba?</p>
<p>Sence neyi unuttum ben?</p>
<p>Galiba yaşamayı unuttum! Daha doğrusu nasıl yaşanacağını unuttum. Hep bir kararsızlık halleri. Ne yapacağını bilmezlikler&#8230;</p>
<p>Orta okuldan eve gelip dertsiz tasasız mutfağın balkonunda cam kenarına oturup gün batımına doğru salça ekmek yemeği özledim.</p>
<p>Size sınav sorusu:<br />
1) Nasıl böyle boşlukta hissetmez insan?<br />
2) Nasıl inancını yitirmez?<br />
İlk soru 60, ikinci soru 40 puan. Süreniz başlamıştır.</p>
<p>Not: İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2010/01/gun-batimina-dogru-salca-ekmek-yemek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2009/12/olum-olum-dedigin-nedir-ki-gulum-2/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2009/12/olum-olum-dedigin-nedir-ki-gulum-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 20:51:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili  günlük, dün gece ben öldüm biliyor musun? Evet evet herkes gibi kalp krizinden. Sen hiç kalp krizinden öldün mü? Önce sol göğsünde hafif bir ağrı oluyor. Sonra kalp atışların yavaşlıyor ve sertleşiyor. Elinle göğsüne dokunmasan bile hissediyorsun kalp atışları. Giderek yavaşlıyor yavaşlıyor. Sonra yığılıveriyorsun yere. Ardından birileri geliyor yanıbaşına kalp masajı/elektroşok vs. Hiç birini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2009/12/kalp.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-347" title="kalp" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2009/12/kalp-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Sevgili  günlük, dün gece ben öldüm biliyor musun? Evet evet herkes gibi kalp krizinden. Sen hiç kalp krizinden öldün mü? Önce sol göğsünde hafif bir ağrı oluyor. Sonra kalp atışların yavaşlıyor ve sertleşiyor. Elinle göğsüne dokunmasan bile hissediyorsun kalp atışları. Giderek yavaşlıyor yavaşlıyor. Sonra yığılıveriyorsun yere. Ardından birileri geliyor yanıbaşına kalp masajı/elektroşok vs. Hiç birini hatırlamıyorsun, hissetmiyorsun.  Beyaz ışık, ışığaaa geeeel sesleri falan yalanmış sakin inanma. Saatler sonra gözünü hastanede bir yatak üzerinde açıyorsun. Sanki sadece uyuyup uyanmışsın gibi. Tek fark kendini yorgun ve hasta hissediyorsun. Ne olduğundan habersiz etrafında senin ayılmanı bekleyen sevdiklerine bakıyorsun. Çok geçmeden doktor geliyor yanına durumu anlatıp bundan sonra dikkatli olmanı, eğer fazla efor sarfeder, yorulursan benzer bir durumun tekrar oluşma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor. Artık ip üzerinde, aynı şeyin tekrar olmasından korkarak yaşamaya başlıyorsun. En güzeli de ne biliyor musun? Böyle bir rüya yaşamın değerini hatırlatıyor sana. Sevdiklerinizle birlikte mutlu bir yaşam dileğiyle&#8230;</p>
<p>Ek: Ekim 2007 de <a href="http://www.samibeyoglu.com/olum-olum-dedigin-nedir-ki-gulum">şöyle bir yazı</a> yazmışım belki ilginizi çeker.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2009/12/olum-olum-dedigin-nedir-ki-gulum-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçmece Bayram Halleri</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2009/12/secmece-bayram-halleri/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2009/12/secmece-bayram-halleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 06:32:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çiğ köfte]]></category>
		<category><![CDATA[taksi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[Giderken Hatay&#8217;a vardıktan sonra eve gitmek üzere taksiye (80 küsür model bir renault (ğöno) ) bindim.  Emniyet kemerini takmaya çalıştım. Anlamadığım bir şekilde sağ tarafımda 3 adet emniyet kemeri kayışı vardı. Hepsini sırayla çekmeye çalıştım ama çekemedim. Dayıya: S: Bozuk mu bu? T: Yok yok gerek yok taksilere zorunlu değil o diğer araçlarda zorunlu. 4-5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2009/12/turkishtea.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-340" title="turkishtea" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2009/12/turkishtea-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p><strong>Giderken</strong></p>
<p>Hatay&#8217;a vardıktan sonra eve gitmek üzere taksiye (80 küsür model bir renault (ğöno) ) bindim.  Emniyet kemerini takmaya çalıştım. Anlamadığım bir şekilde sağ tarafımda 3 adet emniyet kemeri kayışı vardı. Hepsini sırayla çekmeye çalıştım ama çekemedim.</p>
<p>Dayıya:</p>
<blockquote><p><strong>S:</strong> Bozuk mu bu?</p>
<p><strong>T:</strong> Yok yok gerek yok taksilere zorunlu değil o diğer araçlarda zorunlu.</p></blockquote>
<p>4-5 dakika sonra o arabayla çevre yolunda 90km/s &#8216;ye çıktı. Neyseki taksilerde zorunlu değilmiş emniyet kemeri. İçim rahattı o yüzden.</p>
<p><strong>Bayram Sırasında</strong></p>
<p>Hatay&#8217;a giderken otobüs terminalindeki kitapçılardan birinden pazarlama ve iş dünyası üzerine 2 tane kitap aldım. Birini giderken bitirdim. Diğerini de gelirken yarıladım. (Şimdi konudan konuya atlamış gibi görüneceğim ama aslında öyle değil) Söylemesi ayıp bayramın 2. günü çiğ köfte vardı yemekte.  Çiğ köftenin yanına kıyma kavururlar. O kıymanın içine maydanoz ve ceviz koyarlar. O cevizleri kırmak üzere annem mutfağa yardıma çağırdı.</p>
<blockquote><p><strong>S:</strong> Kaç tane ceviz kırılacak?</p>
<p><strong>A:</strong> Bilmem sen kırmaya başla bakarız.</p>
<p><strong>S:</strong> Olmaz öyle! Sen bana adet vereceksin. Ben sana ne kadar sürede bitirebileceğime dair bir teklif vereceğim. Sürede ve fiyatta anlaşırsak başlarım kırmaya.</p>
<p><strong>A:</strong> Yok adet madet. Ben tamam deyince bırakırsın kırmayı.</p></blockquote>
<p><strong>Dönerken</strong></p>
<p>Dönüşte yine taksiye bindim. Bu sefer emniyet kemeri çalışıyordu <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_smile.gif' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#41;' />. Şu taksiciler çok alem adamlar. Amca durakta beklerken elinde taze demlenmiş davşan kanı sıcacık çay vardı. O soğukta bırakmak istemedi çayı. Bir elinde çay, bir elinde direksiyon yudumlaya yudumlaya eve kadar kullandı <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_smile.gif' alt='&#58;&#41;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#41;' />.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2009/12/secmece-bayram-halleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir askerin itirafları!</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2009/11/bir_askerin_itiraflari/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2009/11/bir_askerin_itiraflari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 23:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=331</guid>
		<description><![CDATA[Askerdeki sıradan günlerden biri olduğunu sanıyordum. Bölükten biraz uzaklaşmış dağdan inen dar patika yoldan çadırların olduğu bölgeye doğru ilerliyordum. Yol kenarında kayaların üzerine oturmuş elinde tüfek bulunan orta yaşlı bir adam gördüm. Adamın görüntüsünden çekinip selam vermeden hızlıca yoluma devam ettim. Arkamdan iki el silah sesi.  Biraz evvel geride bıraktığım adam tüfeğini bana doğru doğrultup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2009/11/alev1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-334" title="Alev" src="http://www.samibeyoglu.com/wp-content/uploads/2009/11/alev1-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Askerdeki sıradan günlerden biri olduğunu sanıyordum. Bölükten biraz uzaklaşmış dağdan inen dar patika yoldan çadırların olduğu bölgeye doğru ilerliyordum. Yol kenarında kayaların üzerine oturmuş elinde tüfek bulunan orta yaşlı bir adam gördüm. Adamın görüntüsünden çekinip selam vermeden hızlıca yoluma devam ettim. Arkamdan iki el silah sesi.  Biraz evvel geride bıraktığım adam tüfeğini bana doğru doğrultup ateş etmiş ve Allah&#8217;a şükürler olsun iki kere ıskalamıştı. Tüfeğine tekrar mermi doldururken üzerine doğru koşup tüfeğini elinden çekip aldım. Nasıl anladım bilmiyorum ama PKK&#8217;lı olduğunu anladım. Neden bana ateş ettiğini sordum. Pek tatmin edici bir yanıt vermedi. Kendi devletlerini kurmak vs. bir şeyler geveledi.</p>
<p>-Bu ülkede benim sahip olup da senin sahip olmadığın bir hak var mı?</p>
<p>Bu soruma da doğru düzgün bir yanıt alamadım. Bu toprakların üzerinde uzun yıllar yaşadıklarından onların hakkı olduğundan falan bahsetti. Silahını yanıma alıp onu arkada bırakarak çadırların olduğu yere vardım. Çok geçmeden komutan yanına çağırdı. Bir adres verdi ve oradan aldıklarımı İç Anadolu illerinden birine sevk etmemi emretti. Başüstüne komutanım!</p>
<p>Gün batmak üzereydi. Bana verilen adrese vardım. Çok eski yıkık dökük bir ekmek fabrikasına benziyordu. İçeri girdim. İçeride başka askerler vardı. Keskin, kötü, bayıltıcı bir koku tüm fırını sarmıştı.  Biraz sonra taş fırının kapağı açıldı ve içinden büyükçe bir tepsi çıkarttılar. İçindekileri görünce gözlerime inanamadım. İçi yanmış, kimi siyah, kimi koyu kahverengi insan kemikleriyle doluydu. Kemikleri, yarısı aynı şekilde insan kemikleriyle dolu olan bir çuvala doldurup bana teslim ettiler. Tek bir soru bile sormadan selam verip dışarı çıktım. Frının önünde ortası çimenlik büyükçe bir döner kavşak vardı. Kavşağı ortasından yararak karşıya geçmek istedim. Yanıma çingene çocuklarına benzer bir çocuk geldi. Çavulın içindekilerden istedi. Olmaz dedim. Yoluma devam ettim. Çocuk da aynı şekilde benimle birlikte devam etti yürümeye. İçindeki kafa taslarından birini istiyorum dedi. Dona kaldım. Çocuk nereden biliyordu içinde insan kemikleri olduğunu?! Kendimi toparlayıp hayır olmaz diye bağırdım. Çocuk peşimden ayrılmıyordu. Sinirlenip bir iki tane vurduğumu hatırlıyorum.</p>
<p>10-12 saate sürecek uzunca bir yol bekliyordu beni. Bir telefon kulübesi bulup annemi aradım. İç Anadolu&#8217;ya gideceğimi söyleyip helallik istedim. Orada beni ziyaret edebileceklerini söylediler. Tamam dedim. Yolculuk nasıl geçti hiç hatırlamıyorum. Oradaki birliğe gitmeden önce bir pansiyona geçtim ve anneleri tekrar arayıp bulunduğum yerin adresini verdim. Soyundum kamuflajları yatağın üzerine bırakıp bir sıcak duş aldım. Bir kaç saat sonra annemle babam geldi. Oturduk biraz sohbet ettik. Artık gitme vakti gelmişti. Kamuflajları giymek üzere tekrar odaya girdim. Yatağın üzeri boştu. Paniğe kapıldım. Oda da aranırken annem geldi. Kamuflajları çuvalıma koyduğunu söyledi. Hemen gidip çuvala baktım. Katlamış bir şekilde oradaydılar. Neyseki annem çuvalın içindeki kemikleri fark etmemişti. Giyindim. Ellerini öpüp oradan ayrıldım, sevkiyatı gerçekleştirip görevimi tamamlamak üzere birliğe doğru yola koyuldum. Dağın eteğinde şehirden 20-30 km uzaklıkta, kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdeydi birlik. Belli bir yere kadar taşıtla geldim. Kalan 5-10 km&#8217;yi yürükmek zorundaydım. Sırtta insan çuvalı kış günü kan ter içinde ağaçların arasından zorlana zorlana yukarı yürümeye diğer bir deyişle tırmanmaya başladım. Tırmanırken bir yandan da neden insanları yaktıklarını düşünüyordum. PKK olabilirler miydi acaba?! Olsalar bile onlar da bu ülkenin vatandaşlarıydılar. Onlara bu kötülüğü neden yapıyorlardı? Belki de bu yüzden yakıyorlardı. Tanınmasınlar diye! O kadar insanın öldüğünü gören aileleri ve de hemşehrileri ayaklanmaz mıydılar?! Ölüleri gizlemenin bir yoluydu belki de bu! Bu düşünceler içinde birliğin olduğu yere vardım. Elimdekini görünce bir asker beni birliğin 600-700 m dışındaki bir alana yönlendirdi. Bahsedilen yere varınca geniş ama fazla derin olmayan bir çukur kazılmış olduğunu gördüm. Etrafta onlarca asker bekliyordu. Çuvalı çukura boşaltmaya başladım. Kemikleri çukura eşit yayılacak şekilde boşalttım. Derken ardı ardına silah sesleri&#8230; Bir grup terorist çevremizi sarıp bizi avlukaya almıştı. Yanımda bulunan askerler saldırıyı yanıtsız bırakmadılar. Bense biraz şaşkınlık, biraz korku, biraz da içi yanmış insan kemikleriyle dolmuş bir çukurun içinde olan bitene bir anlam veremiyordum. Bip bip bip rahatsız edici bir bipleme. Yoksa mayın mıydı? Saatli bomba mı yoksa? Korkudan çukurun içine çömelip gözlerimi sıkıca yumdum. Bip bip bip&#8230; Ses durmadan devam ediyordu. Cesaretimi toplayıp gözlerimi açtım. Odamdayım. Her zamanki gibi kotum kapının arkasında asılı, laptopum açık kalmış, telefonumun alarmı bip bip bip bipliyordu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2009/11/bir_askerin_itiraflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aklından geçeni söyleyememek ve dalgınlık halleri!</title>
		<link>http://www.samibeyoglu.com/2009/10/aklindan-geceni-soyleyememek-ve-dalginlik-halleri/</link>
		<comments>http://www.samibeyoglu.com/2009/10/aklindan-geceni-soyleyememek-ve-dalginlik-halleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 19:50:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sami</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basliksiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.samibeyoglu.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Gidenlerde para çekmek ve genel alış veriş için Kamil ile Pekdemir AVM&#8217;ye gittik tabi herzamanki gibi bisikletle. AVM&#8217;nin önü mermerden 20-30 m&#8217;lik bir alan. Alanın sonunda da geniş camdan bir mekan içine bankamatikleri toplamışlar. Herneyse, AVM&#8217;nin çıkışındaki insanların arasından geçip bankamatiklere doğru deli gibi hızlandım. Arka freni tutup mermerde yarım sıfır çizip dururum diye planlarken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gidenlerde para çekmek ve genel alış veriş için Kamil ile Pekdemir AVM&#8217;ye gittik tabi herzamanki gibi bisikletle. AVM&#8217;nin önü mermerden 20-30 m&#8217;lik bir alan. Alanın sonunda da geniş camdan bir mekan içine bankamatikleri toplamışlar. Herneyse, AVM&#8217;nin çıkışındaki insanların arasından geçip bankamatiklere doğru deli gibi hızlandım. Arka freni tutup mermerde yarım sıfır çizip dururum diye planlarken durmak için fazla hızlı olduğumu farkettim ve önfrene de asıldım. Amaaan Tanrııııııım! Bisiklet altımdan kaydı ve ben sol tarafa, bisiklet ise düm düz doğru bankamatiklere&#8230; Düştüğüm yerde bisikleti bankamatiklere doğru o hızda giderken görünce eyvah dedim gitti bankamatiklerin camı! Bisiklet kaydı kaydı bankmatiklere çarpmak üzereyken bankamatiklerin önünde duran direğe çarptı durdu. Velhasıl ucuz atlattım. Kazanın şokunu üzerimden attıktan sonra içerip girip alışverişi tamamlayıp kasaya girdik. Kasiyere kredikartımı uzattım. Biraz sonra elime post cihazı çıktısı ve alış veriş fişimizi uzattı.</p>
<blockquote><p>S: (Post cihazı)şifre istemedi mi?</p>
<p>K: Az önce girdiniz ya!?</p>
<p>S: <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_confused.gif' alt='&#58;&#63;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#63;' /> <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_surprised.gif' alt='&#58;&#111;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#111;' /> <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_eek.gif' alt='&#56;&#79;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#56;&#79;' /> ?! Hadi ya!</p></blockquote>
<p>Kazada kafayı falan mı çarptım acaba? Bu ne dalgınlıktır!</p>
<p>Geçen gün evsahibemiz Makbule Teyze ile tanıştık. Normalde İstanbul&#8217;da oturuyor. Bu hafta eve kombi taktırmak için gelmişti. Hem işleri halletti hem de tanışmış olduk. İş yerindeyken beni aradı. Evin durumunu anlattı ve İstanbul&#8217;a döneceğini söyledi. Aklımdan geçen &#8220;Siz gitmeden görüşemeyecek miyiz&#8221; diye sormaktı. Peki ben ne dedim? &#8220;Seni bir daha göremeyecek miyiz&#8221; <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_confused.gif' alt='&#58;&#63;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#63;' /> <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_eek.gif' alt='&#56;&#79;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#56;&#79;' /><br />
Eyvah dedim! Ne dedim ben!</p>
<p>Sonuç: İstanbul&#8217;a gittiğimizde artık uğrayacağımız bir kapımız daha var <img src='http://www.samibeyoglu.com/smilies/icon_biggrin.gif' alt='&#58;&#68;' class='wp-smiley2' width='' height='' title='&#58;&#68;' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.samibeyoglu.com/2009/10/aklindan-geceni-soyleyememek-ve-dalginlik-halleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

