Oca
24
Posted (Sami) in Hö Dialogları, Sınıflandıramadıklarım on Ocak-24-2009

Geçtiğimiz Pazar günü evi temizlerken kendimi iyi hissetmemeye başladım. Akşam öksürüğüm arttı ve biraz da üşüme hissi vs… Pazartesi günü yataktan kalmayacak hale geldim dolayısıyla işe gidemedim tabi. Konu açılmışken Sami mis gibi tatil yapıyor ooohhh düşüncesine kapılan, hemen tebeşir tozu çakıp işten kaçan arkadaşlar isimlerinizi biliyorum :).

Pazartesi yatak döşek şeklinde geçti. Salı günü de aynı etkiler devam edince aile hekimime gitmeye karar verdim. Salgın gibi yayılmış meğer. Aile hekimliği uygulaması olmasına rağmen sabah saat 10:30′a kadar 75 kişi gelmiş. Neyse sıram geldi. Muayenemi oldum. (Unutturma da yazının sonunda bir hikaye anlatacağım.) İlaçları almak için hemen muayenehanenin altındaki eczaneye uğradım. Eczanede ben gibi Hataylı bir delikanlıyla tanıştım. Evdeyken ara ara üşüme geldiğinden ateşim olabilir diye düşünüp ilaçların yanında termometre de istedim. Evde öyle bir beklentim yoktu ama yine de ateşimi ölçeyim dedim. Aman tanrıııım 39. Tekrar yatak döşek halleri. Akşam Cüneyt işten döndü. Malum hastayım yataktan kalkamıyorum. En ufak ricamda bana bağırmalar, çağırmalar. Neymiş acıtasyon yapıyormuşum. Sanki keyfimden yapıyorum. İlacın yan etkisi o Cüneyt.

İşte belge. İşte kanıt. Bu arada ilacın yan etkileri gerçekten hissediliyor. İlacı almaya başladığımdan beri üzerimde bir stres, bir sinirlilik hali. En ufak, en sıradan şeylere deli gibi sinirleniyorum. Sıradan gündelik olay, Cüno ile PES09 oynuyoruz. Cünoyla aynı takımdayım (Master League). Hastalığıma rağmen çok başarılı bir şekilde top çalıyorum, adam geçiyorum. Asist olması gereken paslar veriyorum ama Cüneyt ya kaptırıyor ya dışarı atıyor. Dediğim gibi günlük sıradan, sürekli gerçekleşen olaylar ama nasıl sinirleniyorum. Yeni aldığım çift titreşimli gamepadimle Cüneytin kafasına kafasına çakasım geliyor. Allah’tan Ayşe (Cüno’nun yavuklusu) falan arıyor da Cüneyt 3-4 dakikalığına oyundan çıkıyor. Hemen beraberlik ardından öne geçmeler falan sinirimi öyle bastırıyorum. Bir de artık öğrendim Cüneyt’e ceza sahasına geç diyorum orta kesecem diyorum. %35 Orta %65 şut bir karışım hazırlıyorum. Cüneyt’in içeride beklettiği adamın kafasına çarptırıp golümü atıyorum. Hem Cüneyt kendi attı zannediyor seviniyor. Hem de ben gol kaçırmadığımız için sinirlenmiyorum.

Pazar günü temizilik yaptığımı söylemiştim ya. Hepsi boşa gitti. Perşembe günü sokakta yürüyen herkes deli gibi tokat yedi. Saatteki hızı 396km/sa’i bulan rüzgar (tabi ki attım) sayesinde mühendislik fakültesinden rektörlüğe kadar sadece 4 adımda vardım (biz de yedik). Malum çatı katında oturuyoruz. (Yok yok daldan dala atlamadım şimdi topluyorum) Çatı katlarının yalıtımını genelde adam gibi yapmıyorlar. Böyle rüzgarlı havalarda çatıyla tavan arasında kalan bütün tozlar tavanın eklem yerlerinden resimdeki karlı küredeki gibi evin içine yağıyor. Neyse. Sen hatırlatmadın ama ben unutmadım. 2006 ya da 2007 yılındayız. 1 sene önce ayağımda beyaz, sert bir nokta oluşmuştu. Ayakkabıyı bir kaç defa çıplak ayak ile giymek zorunda kalmıştım. Ondan olduğunu düşünüyordum. Neyse Türkiye’ye geldiğimde Hatay’daki evimizin yakınındaki sağlık ocağına gittim. Sıram geldi. Hal ve hareketlerininden kıç… neyse yazmayacağım (kendini beğenmiş işte).  Neyse sıram geldi girdim içeri. Kadına ayağımda çıkan zımbırtıyı anlattım. Ayakkabımı, çorabımı çıkarttım. Doktor uzaktan şöyle baktı. Kendinden gayet emin bir şekilde basur bu dedi. Kadın o kadar emindi ki inandım. Eyvah dedim. Durduk yere şimdi kıçımın üzerine oturamayacağım. Neyse yerinden kalkma zahmetinde bulunup yakından baktı evet nasır bu dedi. İçim rahatladı artık oturabilecektim ama bu sefer de yürüyemeyecektim. Verdiği ilacı gittim eczaneden aldım. İlacı prospektüste tarif edildiği gibi kullanmaya başladım. Beyaz leke büyümeye tahriş olmaya ve acımaya başladı. 1 senedir beni rahatsız etmeyen şey canımı yakmaya başladı. İlaca bir iki gün daha devam ettim. Artık ayağımın üzerine basamayacak duruma gelmiştim neredeyse. Artık gerçekten bir nasırım vardı. Kadının verdiği tam anlamıyla bir nasır ilacıydı. Nasırın olsun istiyorsan alıyorsun o ilaçtan düzenli kullanımda bir haftaya kalmaz tam istediğin gibi bir nasırın oluyor. Acıya daha fazla dayanamayınca ilacı bıraktım. Bir kaç gün içinde nokta küçüldü. Bir iki ay sonra da kayboldu. Artık çekinmeden söyleyebilirim. “Beni de Türk hekimlerine emanet ediniz.”

Yukarıda söylemeyi unuttum. Hastalığımda beni yalnız bırakmayan ziyaretime gelen tüm arkadaşlarıma ( Erkan, Serkan, Süleyman abi (çorba süperdi;) ), Murat, Ceyda, Merve, Gökhan, Zafer, Kamil, Yunus, Adem, Mevlüt, Alp Eren)* çok teşekkür ederim İyi ki varsınız. Aynısı ziyaretime gelemeyen, arayan, mesaj gönderen ve bir yolla iyi dileklerini ileten (Fatmana, Sema, Ömer, Yeşim ve adını yazmayı unuttuğum) tüm arkadaşlarım için de geçerlidir. İyi ki varsınız.

*Ziyaret sırasına göre yazılmıştır :p



 
Eki
20
Posted (Sami) in Sınıflandıramadıklarım on Ekim-20-2008

Her kış aksatmadan belli bir dönemde soğuk algınlığı ya da gribe yakalanıyorum. Bazı kışlar hemen iyileşip tekrar hastalanma fırsatı buluyorum. Bazı kışlarda da tam iyileşemeyip 2 ay kuru öksürükle dolanıyorum. Grip ve soğuk algınlığı gibi önemsiz saydığımız! (benden başka önemsiz bulan vardır heralde) hastalıklarda ilaç kullanmaya karşıyım. Hal böyle olunca da hastalığım uzun sürüyor tabi. Geçen yıl da aynı şekilde ilaç kullanmamam ve Merve’nin halime acıyıp alternatif tedavi yollarından birini, bal ile karabiberi karıştırıp yememi önermesi üzerine onu dinleyip ufak bir tabakta bir karışım hazırladım. İlk gün ve ikinci gün bir çay kaşığı tattıktan sonra mutfakta (unutmamak için) görebileceğim bir yere koydum. 2 ay boyunca orada süs eşyası gibi bekledi. Karabiberli bal daha sonra yapılan genel bir temizlikte çöpü boyladı.

Bu yıl 22.sini düzenlediğim Geleneksel Soğuk Algınlığı ve Grip Etkinlikleri‘ne dün arkdaşım Pınar katıldı. Beraberinde;

  • 3 adet kuşburnu
  • 2 adet Vermidon® Hot
  • 1 adet Tylol®Hot
  • 8 tablet Theraflu® forte

getirmiş sağolsun. Dünden beri sadece 1 tablet Theraflu® forte ve bir kuşburnu tükettim. Birazdan Vermidon® Hot hazırlamayı düşünüyorum.

İlaçlara karşıyım ama neden? Çünkü:

“Beni öldürmeyen şey güçlü kılar”
Nietzsche

Şaka bir yana ilaçlar her zaman gerçekten iyileştirmiyorlar. Vücudun belli bölgelerinin çalışmalarını engelleyip iyileşmiş izlenimi yaratıyorlar. Öksürük şuruplarının bazıları da bu şekilde işliyor. Aynı morfin gibi. Dün okuduğum bir yazı, kuru öksürük için verilen öksürük şuruplarının beynin hipo-öğürikus kısmını etkileyip (adını hatırlayamadığım için ben uydurdum şimdi ;) ) bu bölgenin görevini tam olarak yerine getirmesini engelleyerek hastasının öksürme sıklığını azaltığından bahsediyordu. İlaçlar bazen bu yolla bazen de psikolojik olarak iyileştirmiş etkisi yaratıyor. Tıpkı kuzenin (Bilgin Ablam) bonibonla nenemi iyileştirmesi gibi :) Şahsi görüşüm hasta olduğumuz dönemde ilaç kullanmak yerine, hasta olduğumuz ve olmadığımız dönemlerde mevsim sebze ve meylerini dengeli olarak tüketip vücut direncini arttırmak. Mevsimin altını çizdim çünkü ister ilahi hikmet/kudret olarak nitelendirelim isterse de doğanın hediyesi olarak nitelendirelim. Her meyve ve sebze insanın ihtiyacı olan dönemde canlanacak şekilde yaratılmıştır/oluşmuştur. Portakal ağacının C vitamini ihtiyacımızı kışın karşılamak üzere meyve vermesi veyahut da karpuzun en susuz anımızda bir yerlerden su bulup ve depolayıp bize ikram olunması gibi.

Konumuz soğuk algınlığıydı. Biraz araştırmadan sonra grip neymiş soğuk algınlığı neymiş eccük öğrendim. Sizlerle paylaşayım istiyorum.

Grip

Grip anlatılana göre solunum sisteminde meydana gelen Influenza virüslerinin (bunlar A-B-C diye ayrılıyorlar) sebep olduğu yüksek derecede bulaşıcı viral bir enfeksiyonmuş. Viral nedir peki? Sesli sözlüğe göre viral, virüs ile ilgili demekmiş. Avrupa dillerinin çoğunda bu kelime viral diye geçiyor. Bizimkiler de bu kelimeyi Türkçemize “viral” olarak geçirmişler. Bence virüssel olarak geçirilseydi hem daha mantıklı hem de anlaşılması kolay olur. Konu dilden açılmışken aklıma 1. sınıftaki bir olay geldi. Anlatmadan geçmeyeyim. Hangi ders olduğunu hatırlamıyorum. A.Kadir Hoca harıl harıl bir şeyler anlatıyor, biz de dinliyoruz. Kadir Hoca’nın özelliğidir. Bazı kelimelerin Türkçelerini hatırlamaz ve bize sorar. Yine o takıldığı anlardan biri

A.Kadir Hoca: Option’ın Türkçesi neydi ya?
Alp Eren: Opsiyon
Hep birlikte: :D

Konuyu çok dağıtmayayım. Ne diyordum haah. Viral bir enfeksiyondur. Genellikle 1-2 hafta içinde hastalar iyileşiyorlarmış ama direnci düşük hastalarda veya yaşlılarda hastalık ilerleyip hayatı tehdit eden zatüre gibi hastalıklara dönüşebiliyormuş. En fazla görüldüğü aylar Ekim - Mart aylarıymış. Mevsim değişikliğinin gerçekleştiği aylar olduğundan olabilir (tabi bu benim bilimsellikten uzak uydurmam)

Soğuk Algınlığı

Soğuk algınlığına ise %90 ihtimalle virüsler sebep oluyormuş. Soğuk algınlığına sebebiyet veren 200′ü aşkın virüs türü varmış.
En güzel ve popülerleri:

  • Hinovirus %15-40
  • Coronavirüsler %10-20
  • Parainfluenza Virüsü %5-10
  • Respiratuar Sinsisyal Virüs %6

bunlarmış.
Soğukalgınlığı kişiden kişiye bulaşırmış. Başlangıçta bu bulaşmanın “damlacık enfeksiyonu” ile yani aksırma, öksürme, böğürme ile etrafa saçılan damlacıkların içindeki virüslerin havada kalması ile olduğu sanılmaktaymış. Ancak şimdi mevcut kanıtlar bulaşmanın virusu almış hastanın elinden hassas insanlara geçmesi ve hassas bireylerin de nazal (ağız-burun) mukozalarına sürmeleri ile olduğu yönündeymiş. Bu nedenle soğuk algınlığının bulaşmasını engellemenin yolu ellerin sık yıkanmasıymış.

Neler yapmalıymış?

  • 39 C’yi geçen ateş
  • Sürekli yada çok kıvamlı balgam üreten öksürük
  • Nefes alırken ağrı
  • Devamlı kulak ağrısı
  • Şişmiş lenf bezleri
  • Yutkunurken zorlanma

Bu belirtilerden birinin görülmesi halinde hemen doktora gidilmeliymiş.

Bana göre ne yapmalı / ne yapmamalıymış?

  • Adam gibi beslenmeliymiş
  • İşe gitmemek için bahane göstermemeliymiş
  • Bonibon yemeliymiş

Peki farkları neymiş grip ile soğuk algınlığının

SOĞUK ALGINLIĞI GRİP
Ateş nadir 38-39°
Başağrısı nadir sürekli
Genel ağrı ve sızı az genellikle
Yorgunluk hafif 2-3 hafta
Tıkalı burun genellikle bazen
Hapşırma genellikle bazen
Boğaz Ağrısı genellikle bazen
Öksürük nadir genellikle
Komplikasyonları sinüzit ve kulak ağrısı bronşit, zatürre
Engellemek hiç bir şey yapılamaz Aşılama ve antiviral ilaçlar
Tedavi belirtiler geçici olarak ortadan kaldırılır. Belirtiler görülmeye başlandıktan sonraki ilk 48 saatte antiviral tedavi başlanması ve belirtileri gidermeye yönelik tedavi


Sizce ben Nezle miyim Grip mi?
Ateş 37-38°
Başağrısı sürekli
Genel ağrı ve sızı orta
Yorgunluk biraz
Tıkalı burun genellikle
Hapşırma ara sıra
Boğaz Ağrısı henüz yok
Öksürük ara sıra

Yazıyı ilkokul birinci sınıfta öğrendiğim güzel bir maniyle bitirmek istiyorum :)

Üşüdüm üşüdüm
Daldan elma düşürdüm
Elmamı yediler
Bana deli dediler
Delilikten çıktım
Beyoğlu’na gittim
Beyoğlu hasta
Çorbası tasta
Et yemez
Süt içmez
Bu ne biçim hasta
Kızım saçını öreyim
Seni Beyoğlu’na vereyim :D

Kaynak: