Haz
25
(Sami), 25-Haziran-2008 tarihinde Sınıflandıramadıklarım kanalına eklemiştir.

İki-üç yıldır herşey sanal geliyor. Ara ara düşünüyorum. Aslında ara ara değil sık sık düşünüyorum. Tüm bunlar ya rüyaysa. Gün içinde bir tarafımı çimziriyorum ya da çimdiriyorum (her nasıl diyorsan artık) uyanayım diye. Bir düşünsene bir çimdik atıyorsun kendine ve gözünü açtığında 7 yaşında yatağını ıslatmış uyanıyorsun. Yaşadığından daha küçüksün. Yine sabah 7 oldu. Yine okula gideceksin. Oysa hiç sevmem okulu. Daha doğrusu başlarını. Hep korkutur beni bir dönemden başka bir döneme geçmek. İlk gün geçince diğerleri geçiyor zaten dokunmadan. Bir düşünsene 7 yaşında uyanıyorsun. Saçma da olsa tüm erkeklerle birlikte sınıfın en güzel kızını seviyorsun. Tüm haftalığın tam 5 simit ediyor. Bisikletinin fren halatı kopmuş çook para. Neyse ayağımda terliğim var. Sokarım tekerin yanına. Benden hızlı kaç kişi vardı mahallede. Kaç kişinin ayağında benim kadar yara izi vardı. Arkadaşlarla bir koşuşturmaca… Şimdi para verseler o kadar koşmam. Kovalamaç oynuyoruz (Ne salakça şey). Akşam ezanına daha bir saat var. Bir saat daha koşup düşebilirim. Düşünsene 7 yaşında koşuyorsun, bir düşün babaannen daha ölmemiş. Salça ekmek sürüyor sana. Hemen sağa sinyal elindeki aptal çemberden direksiyonu sağa çevirip son pitstop hakkını kullanıyorsun. Babaannenin elinden ekmeği kapıp doğru yarışa. Şimdilerde öyle mi? Kaç kişi o kadar güzel ekmek hazırlar senin için. Kaç kişi koşmaaa düşeceksin diye bağırır arkandan. Tüm pitstop haklarını 7 yaşında kullandın.

Keşke böyle zor olmasa her şey. Ben tavana baksam gece boyu. Sen düşüncelerimi okusan, kaleme alsan. Gözlerimi kapatıyorum. Karşıma ara ara yüzler geliyor. Yaşlı bir amca. Kimi zaman yüzünün yarısı çürümüş biri. Ölmüş heralde. Her defasında farklı yüzler görüyorum. Biraz evvel de balık dişli bir dede (sormayın ne balığı diye). Düşünüyorum acaba tanrı gelecekteki halimi mi gösteriyor bana diye ama ben tavşan dişliyim balık değil ki. Fark ettin mi bugünlerde herkes ben gibi Allah’sız oldu. Tanrılara tapıyoruz artık. Tanrım sen aklımıza mukayyet ol yarabbim.

Az önce yatağım kendiliğinden altıma serildi. Odamda uçuşan bu ruhsuz ruhlar da ne? Ben mi deliriyorum? Yok canım ben niye delireyim. Etrafımdakiler çıldırmış.

Az önce 7 yaşındaydım. Ramak kalmıştı 9 olmama (ramak nasıl bir ölçü birimiyse, o zaman cümle içinde kullan deseler kuracağım en anlamlı cümle “Ben ramak gördüm”, “Benim babamın ramakı var” gibi bir şey olurdu heralde. Herneyse). 4. sınıfa geçecektim az daha. Ne güzeldi o zamanlar dersler. ÜNİTE BİLMEM KAÇ - VÜCUDUMUZU TANIYALIM. Ne güzel öğretmişti öğretmenim (o zamanlar hocalarım yoktu hepsi öğretmendi). “Oksijen soluyup karbondioksit veririz.” Keşke şimdileri de öyle olsa. Artık stres soluyup öfke saçıyoruz (kimiler de burnundan soluyup … organından dinliyor). Benimle sizli bizli konuşma, senli benli konuş lütfen. Artık bu kadar saygılı insan kalmadı. Herkes benli benli konuşuyor. Herkes bir şeyler için deli gibi çalışıyor. Bir karış yükselmek için bin karış insan eziyor. Haberleri yok bir gün binlerce ayak basacak üzerlerine örttükleri topraktan battaniyelere.
Bu arada ölüm demişken sana sormadan edemeyeceğim. Sence ölüm mü hayatı anlamlı kılan? Yoksa ölüm deyince herşey değersizleşiyor mu?. Sorsana bir kendine yarın öğlen ölecek olsan yine de sabah erken kalkıp işe gider miydin?
Ben mi? Ben 3-5 saat geçer yatardım heralde. Öğleye kadar uyurdum sonra uykumda rahat rahat…

Ya 7 yaşındaysam gerçekten? Ya ömrümün 1/3′ünden fazlası henüz geçmemişse. Nerden mi biliyorum? Bir bak tanrı aşkına sence ben 60′tan fazla yaşar mıyım?
Keşke 7 yaşında olsam. Pazar akşamı olsa. Annem yıkasa kardeşimle beni bir güzel. Sonra ütü kokusu eşliğinde Bizimkiler’i izlesek ailecek. Ne severdim Cafer’in “anaaaaam” demesini, katilin arabayla çöp varillerini devirmesini. Uzun zamandır varil sözcüğünü böyle güzel cümlede görmemiştim. Petrolün varil fiyatı yine artmışmış. Bilmem kaç dolara fırlamışmış. Varil varil alıyoruz ya biz zaten petrolü. Televizyon izlemek de keyif vermiyor artık. Falan filan’la mutlu izdivaaaç peeeeh.
-Bakalım, safinaz hanım temel reis beyle evlenecek mi. Reklamlardan sonraaaaaaaa…
-!?

Biliyor musun sen böyle güzel dinleyince ben hiç susmam. Yazarım hep.
Az önce arkadaşı gördüm KPSS çalışıyordu. Direkt okumaya çalıştın mı hiç? Kıpsss gibi oluyor di mi? Laf aramızda ben de kıpsssa gireceğim Cumartesi günü. 7 yaşından beri değişmedi. O zamanlar boyama defterim vardı. Çizgiyi taşırmadan boyamaya çalışırdım. Şimdi de yuvarlağı taşırmadan işaretlemeye çalışıyorum. Tek fark boyayacağım alan da hayallerim gibi daraldı.

Kafam karışalı epey zaman olmuş. Hangi yılda uyuduğumu bile unuttum. Şimdi sen beni uyandırsan hangi yaşta uyanacağım?. 22 mi yoksa 7 mi? Kim bilir belki 50yi devirdim ölüyorum! Tüm bu yaşananlar sonuç paragrafındaki özettir sadece.

Ben şimdi gidiyorum ama sen burada hoşça kal, güzel kal, mutlu kal. Mutlu olamıyorsan bile yunuslar gibi numara yap!



Yorumlar:
KaravanaBatu on Haziran 30th, 2008 at 11:35 am #

Abi nolmuş sana yahu? Kendini kaybetmişsin. Atla gel olm memlekete, gidelim Altınözü’ne de kendine gel. Sonra bi yerden atari bulalım Alaaddin falan oynarız :)

Yusuf on Temmuz 8th, 2008 at 8:28 am #

Bir solukta okuyuverdim.Gerçekten güzel bir anlatım olmuş.

Tebrikler…

seda on Temmuz 14th, 2008 at 9:22 pm #

Yazilarinizi okudum.Paylastiginiz bilgiler icin cok tesekkur ederim.Yazilarinizin devamini bekliyorum.Iyi calismalar.

Anonim on Ağustos 9th, 2008 at 10:13 am #

ya neden bu kadar karamsarlık biraz rahatla hayatın tadını çıkar.

Ersin ÖLMEZ on Ağustos 16th, 2008 at 4:58 pm #

uzun süre oldu blog’u blog gibi yazan insanlarla tanışmayalı, ama acı gerçeği ben sana söyleyeyim 22 yaşındasın :)

Yorum yaz
İsim: 
E-Posta: 
Web Adresiniz: 
Yorum:  :) :( :D :? :agla: :yaril: :x :gozdevir: :| 8O :p yetmez! »